Ziynet Eşyalarının İadesi Davası

ARGITAY
6. Hukuk Dairesi 2007/6445 E.N , 2007/9576 K.N.

İlgili Kavramlar

DAVA YASAL SÜRESİ
İSTİRDAT DAVASI
ZİYNET EŞYALARININ İADESİ

İçtihat Metni

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı istirdat davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, ziynet eşyalarının iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı Fatih tarafından davalı Hanife aleyhine açılan boşanma davası sırasında, davalı Hanife tarafından cevap dilekçesi ile birlikte açılan karşılık dava ile davalı (karşılık davacı) Hanife’nin eşinde kalan ziynet eşyalarının aynen iadesi istendiği, yapılan yargılamalar sonunda mahkemece boşanma davasının reddine, ziynet eşyaları ile ilgili açılan karşılık davanın tefrikine karar verilerek ziynet eşyalarına ilişkin davanın mahkemenin ayrı bir esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece karşılık davanın cevap süresi olan 10 günlük süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.

Davalının, esasa cevap süresi geçtikten sonra karşılık dava açmış olması halinde, mahkeme bu durumu kendiliğinden (re’sen) gözetemez. Davacı, davanın süresinden sonra açıldığını, ancak ilk itiraz olarak sürebilir. Davacının ilk itirazda bulunması üzerine,karşılık davanın süresinden sonra açılmış olduğunu tespit eden mahkeme,karşılık davanın bu nedenle açılmamış sayılmasına veya reddine karar veremez. Mahkemenin karşılık davanın (asıl davadan) ayrılmasına karar vermesi gerekir.

Olayımıza gelince; Davacı, asıl davada, karşılık davanın süresinden sonra açıldığına ilişkin ilk itirazda bulunmadığı gibi, karşılık davanın asıl davadan tefrik edilmesine de karar verildiği görülmüştür. Bu durumda mahkemece, dava harcı da ödenmiş olan bu davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.09.2007 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.