İmam Nikahlı Eşin Tazminat ve Nafaka Hakkı

2. Hukuk Dairesi 1998/3372 E., 1998/5077 K.
BABALIK

EVLENME VAADİ

EVLİLİK DIŞI İLİŞKİDEN DOĞAN ÇOCUK

MALİ SONUÇLU BABALIK

TABİİ BABALIK

TÜM SONUÇLARI İLE BABALIK

“İçtihat Metni”
T.C.
Y A R G I T A Y
2.Hukuk Dairesi
Sayı :
Esas Karar
98/3372 98/5077
YARGITAY İLAMI

30.4.1998

Özet:Evli bir kişinin evleme vaadinin cidi ve kandırıcı kabul
edilebilmesi içni boşanma davası açılmış olması gibi başka ikna edici
sebeplerinde bulunması gerekir.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli
mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp
düşünüldü.

1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun
sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre
davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-) Davacı dava dilekçesinde davalının evli olduğunu bildiğini açıkca
söylemektedir. Evli bir kişinin başka biri ile evlenmesi ancak o evliliğin
sona ermesi ile mümkün olur. Evli bir kişinin evlenme vaadinin ciddi ve
kandırıcı olarak kabul edilmesi için boşanma davası açılmış olması gibi
başkaca ikna edici olguların var olması gerekir. Hele hele bu vaadin4-5 yıl
gibi bir süre devam ettiğinin kabulü için çok daha ciddi olguların ortaya
konması ile mümkündür. Evli bir kişinin davacıya mücerret onunla evleneceğini
söylemesi cinsel ilişkinin bu vaadin etkisi altında yapıldığını göstermez.
Mahkemeler Kanunları gözetmek zorundadır. Kanunlar ilga edilmedikçe
mahkemeler tarafından gözardı edilemez. 22.02.1997 tarihli 1/1 sayılı
İçtihadı Birleştirme kararının, tüm sonuçları ile babalık ile mali sonuçları
(tabii) babalık arasındaki etki farkını azaltmış olması dahi, hakime bazı
kanun hükümlerini ihmale götüremez. Medeni Yasanın 310. maddesi koşulları
oluşmamıştır. Bu yön gözetilmeden mali sonuçlu (tabii) babalığa karar
verilecek yerde, bütün neticeleriyle birlikte babalığa hükmolunması bozmayı
gerektirmiştir.

S O N U Ç : 1- Hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu
kesimlerine yönelik temyiz itirazlarının 1. bentte gösterilen nedenlerle
REDDİNE.,
2- Hükmün 2. bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA,
temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine oyçokluğuyla karar verildi.
30.04.1998 (Per.)

MUHALEFET ŞERHİ
Davacı, davalı ile 4-5 yıl gibi uzun süre birlikte yaşamış, 1991
doğumlu D. bu ilişkiden doğmuştur.

Tanık K. G. davalının davacıyla evleneceğinialeniyete dökerek
açıkca ifade ettiğini açıklamıştır.

Çocuğun yararıtarafların kişisel durumu ve yararlarının önünde yer
alır. Asıl olan çocuğun yararının korunmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti ile gerek
münferiden, gerek toplu sözleşmelerle bu olgu ön planda tutulmuş, Medeni
Kanunun 310. maddesiyle öngörülen koşullara yer verilmemiştir. Bu konudaki
21.05.1981 gün ve 29/22 ve 11.09.1987 gün ve 1/18 sayılı Anayasa mahkemesi
kararı ve 22.02.1997 gün ve 1/1 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme kararı
ile de belirtilen yasal koşulların çocuk yararına yorumlanması gereği
vurgulanmıştır. Avrupadaki gelişmelere yollama yapılarak evlilik içi, evlilik
dışı nesep ayırımının kaldırıldığına değinilmek Türk Medeni Hukukunda aynı
yönde yorumlanması vurgulanmıştır. Kaldıki baba adayının açıkca evlenme vaad
etmesi veya anneye evleneceğine dair İnanç yaratması kendisini alacağına
dair bir kanaat bir güvence vermesi dahi yeterli görülmektedir (Yargıtay
Hukuk Genel Kurulunun 23.10.1968 gün ve 503/709).

Açıklanan nedenlerle Medeni Kanunun 310. maddesi koşulları da vardır.
Tüm sonuçlarıyla babalığa hüküm, çocuğun yararınadır. Mahkemenin
Milletlerarası Sözleşmelere uygun olan kararının onanması görüşüyle sayın
çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum

Üye
N.T.