Hastalık Nedeniyle Boşanma

YARGITAY
Hukuk Genel Kurulu 2008/2-131 E.N , 2008/152 K.N.

İlgili Kavramlar

MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT
AKIL HASTALIĞI

Özet
HAREKETLERİ İRADİ OLMAYAN KOCAYA KUSUR YÜKLENEMEYECEĞİNE GÖRE, KADININ MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT İSTEMİ REDDEDİLMELİDİR.
İçtihat Metni

Taraflar arasındaki “boşanma, nafaka, maddi ve manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; (Zeytınburnu İkinci Aile Mahkemesi) nce ana davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen 23.12.2005 gün ve 2005/20 E. 2005/454 sayılı kararın incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay İkinci Hukuk Dairesi’nin 20.11.2006 gün ve 2006/8400 E., 2006/15960 K. sayılı ilamı ile,

(…1- Davalı-davacı kadının akıl hastalığına dayalı boşanma davası bulunmamaktadır. Davacı-davalı kocanın akıl hastası olduğu ve kendisine vasi tayin edildiği sabittir. Akıl hastası olan davacıya kusur yüklenmesi mümkün olmamasına göre davalı-davacı kadının şiddetli geçimsizlik nedeniyle açmış olduğu davanın reddi gerekirken, davasının kabulü ile boşanmaya karar verilmesi doğru değil ise de, bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.

2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle yoksulluk nafakası takdiri için nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmamasına göre, davacı-davalı kocanın aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

3-Hareketleri iradi olmayan kocaya kusur yüklenemeyeceğine göre, Türk Medeni Kanunu’nun 174/1-2 madde koşulları oluşmamıştır. Davalı-davacı kadının maddi ve manevi tazminat isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde

karar verilmesi doğru görülmemiştir…) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Temyiz Eden: Davacı-karşı davalı vekili

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

Sonuç: Davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK’nın 429. maddesi gereğince (BOZULMASINA), istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 20.02.2008 gününde oyçokluğu ile karar verildi.