Boşanma ve Nafaka Davaları

YARGITAY
Hukuk Genel Kurulu 2008/2-811 E.N , 2009/22 K.N.

İlgili Kavramlar

NAFAKA ALACAĞI
MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT
BOŞANMA

İçtihat Metni

Taraflar arasındaki “boşanma, nafaka, maddi-manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Sincan 2.Aile Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 13.11.2006 gün ve 2005/431 E- 2006/659 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 23.01.2008 gün ve 2007/4735-2008/439 sayılı ilamı ile;

(…1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.2-Hakim kişisel bilgisine ve varsayıma dayanarak karar veremez.

Tarafların tesbit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran kadın yararına hükmolunan maddi tazminat çoktur. Türk Medeni Kanununun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Borçlar Kanununun 42. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md.174/1) takdiri gerekirken yazılı şeklide hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir…) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN : Davalı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle davalının sahibi olduğu taşınmazın değeri tam olarak belirlenemediğinden, mahallinde keşif yapılarak, taşınmazın imar durumu da nazara alınıp, davalının hissesi oranında değerinin tespit edilerek, maddi tazminat miktarının belirlenmesi gerektiğine göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

S O N U Ç : Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 21.01.2009 gününde, oyçokluğu ile karar verildi.