Boşanma Usul İtiraz Yetki

 BOŞANMA

  İLK İTİRAZ

  KESİN YETKİ KURALI

  USUL

  YETKİ

ÖZET: Kesin yetkili mahkeme kanunla belirlenmemişse, yetki ilk itiraz
olarak ileri sürülmedikçe dikkate alınamaz.
Boşanma davalarında mahkemelerin yetkisi kesin yetki değildir.

Salahiyettar olmayan bir mahkemede aleyhine dava ikame olunan kimse
esasa girişmezden evvel bu bapta itirazda bulunmazsa o mahkemenin
salahiyetini kabul etmiş addolunur. Şu kadar ki, münhasıran iki tarafın
arzularına tabi olmayan mesail bundan müstesnadır. Mahkeme bu nevi davalarda
hitamı mahkemeye kadar re’sen veya iki taraftan birinin talebi üzerine ademi
salahiyet kararı verir. Mahkemenin salahiyettar olmadığını iddia eden taraf
salahiyettar mahkemeyi beyana mecburdur. (HUMK. M. 23)
Kesin yetkili mahkeme kanunla belirlenmemişse yetki ilk itiraz olarak
(HUMK. 187) ileri sürülmedikçe dikkate alınmaz.
Boşanma ve ayrılık davalarında yetkili mahkeme davacının ikametgahı
veya eşlerin davadan evvel son defa 6 aydan beri birlikte oturdukları yer
mahkemesidir. (HUMK. M. 9/3 ve MK. 136)
Davanın, bu iki yerden herhangi birinde açılması zorunludur. Tercih
hakkı davayı açana aittir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunumuzun kabul ettiği sisteme göre kesin
yetki kuralı istisnadır. Kanun kesin yetkili mahkemeleri kamu düzenine
ilişkin işlerde tek ve açık belirlemiştir. İş sahibine seçim imkanı verilen
hallerde kesin yetkiden söz edilemez.
Boşanma davalarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve iki tarafın
arzusuna tabi olmadığı (HUMK. M. 23) ve mahkemece davanın hitamına kadar
res’en veya iki taraftan birinin talebi üzerine yetkisizlik kararı
verilebileceği yönünde görüşler var ise de; bu konuda kanunda açık bir hüküm
bulunmamaktadır. Öte yandan 1711 sayılı kanunla Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanununun 9. maddesinde yapılan değişiklik boşanma davacısına yetkili
mahkemeyi seçme, 3444 sayılı kanunla Medeni Kanunun 134. maddesinde yapılan
değişiklik eşlere anlaşarak boşanma imkanı verdiğinden kesin yetkili
mahkemeyi belirleyen unsurlar boşanma davaları için kalmamıştır. Esasen Hukuk
Genel Kurulunun 19.6.1968 gün ve 1286 E. 465 K. sayılı İçtihadında
“…Boşanma davasında, davalı selahiyetli mahkemeyi ileri sürmedikçe
yetkisizlik res’en nazara alınmaz…” şeklinde sonuca varılmış ve İçtihatlar
da bu yönde istikrar kazanmıştır. (Y.2.H.D.nin 2.3.1982 T. 1407-1965 S.
Kararı)
Bu bakımdan, davalı yetki itirazında bulunmadığı halde yetkinin kamu
düzenine ilişkin olduğunun kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesi doğru
değildir.
S O N U Ç : Hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz
peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi. 5.6.1997