Boşanma Davası Velayet

BOŞANMA

DAVA AÇMA

EHLİYET

MÜMEYYİZ MAHCUR

ŞAHSA BAĞLI HAK

VEKALET

VESAYET

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece
verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Boşanma münhasıran şahsa bağlı haklardan ise de, Hukuk sistemimiz ancak
dava yolu ile boşanmaya imkan verdiğinden boşanma davasının münhasıran bu şahsi
hakkın kullanılması niteliğinde kabul etmek mümkün değildir. Davaya bağlı olarak
veya karşılık dava sebebiyle davanın taraflarına bir takım mali külfetin yönelmesi
muhtemeldir. İşte bu sebeple mümeyyiz mahcurlar dahi boşanma davasını bizzat
(MK.405) (Y.2.H.D.nin 8.10.1985 günlü ve 7164/7948 sayılı-22.2.1994 günlü 1417-
1882 sayılı kararları) Takip edemezler. Hele kendilerini vekil ile temsil ettirmeleri
söz konusu olduğunda mutlaka akti ilişkinin vasileri tarafından kurulması zorunludur.
(MK.16.) (Y.2.H.D.nin 23.10.1992 tarihli 8875/10177 ve 9.12.1992 tarihli
11697/12235 sayılı kararları)

Medeni Kanunun 357. maddesi, bir sene veya daha ziyade hürriyeti bağlıyıcı bir
ceza ile mahkum olan her reşit için bir vasi tayin edileceğini öngörmüştür. Davalı
hakkında 15 sene mahkumiyet cezası verildiği anlaşılmaktadır. Bihakkın tahliye
tarihinin de 17.09.2007 olduğu bildirilmiştir. Taraf ehliyeti kamu düzeni ile ilgilidir.
Mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Bu durumda yapılacak iş
davalı vasisine Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 73. maddesi uyarınca davayı
tevcih etmek, gösterdiği takdirde delillerini toplamak ve hasıl olacak sonuca göre bir
karar vermekten ibarettir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde boşanmaya, davalının
davacıya yoksulluk nafakası ve tazminat ödemesi yönünde hüküm kurulması usul ve
yasaya aykırıdır.
S O N U Ç :Davalı vasisinin temyiz itirazlarının bu sebeple kabulü ile hükmün
BOZULMASINA, sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin
harcın yatırana geri verilmesine oyçokluğuyla karar verildi. 24.5.2001 (Prş.)

 

MUHALEFET ŞERHİ
Dava tarihinde hükümlü olan davalı şartlı tahliyeden yararlanarak hapisten
çıkmıştır.
Bu dönem için, davalı aleyhine açılan olumsuz tesbit ile davalının açtığı
kamulaştırma davası davalının huzuruyla görüşülmüştür.
Boşanma kişiye sıkı sıkıya bağlı haktır. Bu hak yasal temsilciye gerek
kalmadan kullanılabilir. (MK.16) Kişiye bağlı hakkın bağımsız olarak
kullanılmasında davacı veya davalı olma arasında fark yoktur. Nitekim önceki
davalarda bu nedenle yasal temsilciye gerek görülmemiştir. Hükmü bu nedenlerle
doğru buluyoruz.