Boşanma Davası Hakimin Takdir Yetkisi

T.C.
YARGITAY
Hukuk Genel Kurulu

E:2002/2-242
K:2002/156
T:13.03.2002

DAVA : Taraflar arasindakı “boşanma” davasından dolayı yaPılan yargılama sonunda, Isparta 1.Asliye Hukuk Mahkemesinçe davanın kabulüne dair verilen 22.02.2001 gün ve 2000/209 E- 2001/76 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 08.06.2001 gün ve 2001/5557-8996 sayılı ilamı ile; ( …Tanık Mesut’un beyanında geçen olayların yeri ve zamanı belirtilmemiş, bu olaylardan sonraki tarafların tutum ve davranışları hakkında da bilgi alınmamıştır.
Hakim Boşanma için gösterilen olayların varlığına vicdanen inanmadıkça sabit adedemez. İki tarafın bu konudaki kabulleri dahi hakimi bağlamaz. Hakim gösterilen delilleri serbestçe takdir eder ( MK.150 md ).
Boşanma davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden Hakime geniş takdir hakkı tanınmıştır. Tarafların bu dava üzerinde serbestçe hareket etme imkanı yoktur. Hakim evlenme sözleşmesiyle oluşan hukuki durumu mümkün olduğu ölçüde korumakla yükümlüdür. Toplumun en küçük birimini oluşturan ailenin korunması ön planda tutulur. Ancak evliliğin devamı toplumun düzenini zedeler hale gelmiş, toplum için sorun oluşturmaya başlamış ve evlilik, sosyal ve ahlaki yönden çökmüş ise, bu durumda evliliğin korunmasında gerek karı-koca ve gerekse çocuklar yönünden bir yarar kalmamış demektir. Hakimin böyle bir evliliği sona erdirmesi en uygun çözüm olacaktır.
Hakim belirtilen ilkeleri irdelemek bunlar hakkında yeterli bilgi toplamak evlilik birliğinin gercekten onarılmaz şekilde kokunden sarsılıp sarsılmadığı hakkında bilgi ve kanaat sahibi olmak zorundadır. Saglıklı bir sonuca ulaşılması olayların yeri, zamanı, ne şekılde olustuğu, kimin davranışının öncelikli olduğu, karşı tarafın söz ve davranışlarının art niyetsiz bir tepki, bir öfke sonucu olup olmadığının bilinmesine bağlıdır.
O halde tanıklardan olaylar hakkında ne şekilde bilgi sahibi olduklarını, taraflarla olan ilişkilerinin derecesini, olayın geçtiği yer ve zamanını, olayların ne şekilde ve nasıl başladığını, bu olaylardan sonra tarafların bir birlerine karşı olan tutum ve davranışlarının ne şekilde geliştiğini, somut olayın karı koca arasında alışkanlık haline gelmiş bir davranışın veya sözün gereğimi, yoksa belirli bir amaca yönelmiş olarak mı söylendiği veya oluştuğu ve benzer konular etraflıca sorulmalıdır.
Bu yönler gozetilmeden ve şahitler yeniden dinlenmeden oluşturulan hükum dogru bulunmamıstır … )gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri cevrilmekle,yenıden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
KARAR : Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre,Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ : Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K. nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 13.03.2002 gününde oyçokluğu ile karar verildi.