Boşanma Avukatı Ankara

Hukuk Genel Kurulu 2009/2-225 E., 2009/277 K.
BOŞANMA DAVASI

ÖZET

TARAFLAR ARASINDAKİ “BOŞANMA” DAVASINDAN DOLAYI YAPILAN YARGILAMA SONUNDA; K….1. AİLE MAHKEMESİNCE DAVANIN KISMEN KABULÜNE DAİR VERİLEN 08.06.2007 GÜN VE 2006/766 E., 2007/541 K. SAYILI KARARIN İNCELENMESİ DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İSTENİLMESİ ÜZERİNE, YARGITAY 2.HUKUK DAİRESİNİN 03.11.2008 GÜN VE 2007/14516 E.-2008/14471 K. SAYILI İLAMI İLE; (…MAHKEMECE, 15.1.2007 TARİHLİ ARA KARARI İLE TARAFLARA 10 GÜNLÜK KESİN SÜRE İÇİNDE DELİLLERİNİ BİLDİRMELERİ VE 30 GÜNLÜK KESİN SÜREDE DE GEREKLİ MASRAFI YATIRMALARI İÇİN MEHİL VERİLMİŞ, DURUŞMA 26.3.2007 TARİHİNE ERTELENMİŞTİR. DAVACI 19.1.2007 TARİHLİ DİLEKÇEYLE ÜÇ TANIK BİLDİRMİŞ, MASRAFI KARŞILAMAMAKLA BİRLİKTE 26.3.2007 GÜNLÜ CELSEDE İKİ TANIĞINI HAZIR ETMİŞTİR. MAHKEMECE HAZIR OLAN DAVACI TANIKLARI, MASRAFLARIN YATIRILMADIĞI GEREKÇESİYLE DİNLENMEMİŞTİR. DAVACI CELSE TALİKİNE SEBEBİYET VERMEMİŞTİR. 26.3.2007 TARİHLİ OTURUMDA HAZIR EDİLEN DAVACI TANIKLARI DİNLENİLMEDEN EKSİK İNCELEME İLE YAZILI ŞEKİLDE KARAR VERİLMESİ BOZMAYI GEREKTİRMİŞTİR…) GEREKÇESİYLE OYBİRLİĞİ İLE BOZULARAK DOSYA YERİNE GERİ ÇEVRİLMEKLE YENİDEN YAPILAN YARGILAMA SONUNDA; MAHKEMECE ÖNCEKİ KARARDA DİRENİLMİŞTİR.

İçtihat Metni

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Uyuşmazlık; Davacının gösterdiği tanıkların davetiye giderleri, yollukları ve yevmiyesinin yatırılması için mahkemece verilen kesin süreye uyulmamakla birlikte, tanıkların beraberinde duruşmaya getirip hazır bulundurması halinde dinlenilip dinlenemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 163. maddesinde; “Kanunun tayin ettiği müddetler katidir. Bu müddetlerde yapılması lazım olan muamele yapılmazsa o hak sakıt olur. Hakim tayin ettiği müddetin kati olduğuna da karar verebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Aynı yasanın 414. maddesinde ise, iki taraftan her birinin, dinlenmesini talep eylediği şahidin dinlenmesi için gerekli muamelenin masraflarını ve buna yetecek bedeli muhakeme veznesine yatırmaya mecbur olduğu hükme bağlanmıştır. Bütün bu düzenlemelerde güdülen asıl amaç, davaların uzun süre elde kalmasını önlemek ve muhakeme aşamasında verilen ara kararlarının ciddiyet ve özenle yerine getirilmesini sağlamaktır.

Somut olayda davacı, her ne kadar tanıkları adına davetiye gideri, yollukları ve yevmiyelerinin yatırılması için mahkemece verilen kesin süre gereğini yerine getirmemiş ise de, bu sürenin verildiği oturumu takip eden oturum gününde tanıklarını hazır etmiş ve bu husus tutanağa geçmiştir.

Kesin mehil, daha önce isimleri verilen tanıkların ücretlerinin ve tebligat giderlerinin yargılamanın gereksiz yere uzamasına sebebiyet verilmeden yatırılarak takip eden celsede dinlenmelerini amaçlar. Somut olayda davacı, kesin mehil içinde ücretleri yatırmamasına rağmen, takip eden celsede tanıkları hazır bulundurmak suretiyle davanın uzamasına sebebiyet vermemiştir. Bu durumda tanıkların dinlenmesi gerekir. Nitekim doktrinde de baskın görüş; taraf, kesin süre içerisinde davetiye giderlerini yatırmamakla beraber, tanığı beraberinde mahkemeye getirmişse, o zaman kesin sürenin gereğini yerine getirmiş sayılacağı, tanık dinletmekten vazgeçmiş sayılmayacağı, tanığın dinlenmesi gerekeceği yolundadır (Prof. Baki Kuru: Hukuk Muhakemeleri Usulü; 6.Baskı Cilt:3, Sayfa 2598).

Yargısal kararlar da doktrindeki görüşe paralel bulunmaktadır(Hukuk Genel Kurulunun 29.11.1974 gün 834 E.-1278 K.sayılı; 15.04.1992 gün 1992/2-131 E.-240 K.sayılı Kararları).

Bu durumda, tanıkların dinlenmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine işaret eden ve Hukuk Genel Kurulu’nca da aynen benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi doğru değildir. O halde usul ve yasaya aykırı bulunan direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda belirtilen ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. un 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 17.06.2009 gününde, oybirliği ile karar verildi.